Tüm Hastalıklarla ilgili temel ön bilgiler bulabileceğiniz burda

Çocuk ve gençlerde şişmanlık yaygınlaşıyor

ABD çocuklar ve gençler arasında hızla yayılan şişmanlığa çare arıyor.

ABD çocuklar ve gençler arasında hızla yayılan şişmanlığa çare arıyor. ABDde okul çağındaki her üç çocuktan bir tanesinin aşırı kilolu olduğu açıklandı. Şişmalık oranının büyük bir hızla erişkinlerdeki %60 düzeylerine doğru tırmandığı ve yeni nesli gelecekte büyük sorunların beklediği ifade edildi.
Hükümet okullarda daha önce aldığı önlemlerin işe yaramadığını anlayınca yeni kurallar koymayı kararlıştırdı. Daha önce pek çok eyaletteki okul kantinlerinde sağlıklı olarak nitelen yiyeceklerin satışı zorunlu kılınmıştı.
Salata, meyve, şekersiz meyve suyu gibi yiyecek ve içeçekler okul kantinlerinde satılmakla birlikte öğrencelerin neredeyse tamamı eski alışkanlıklarını devam ettiriyorlar.
Halen kantinlerde büyük oranda tüketilen gıdaların başında hamburger, kola ve şekerli meyve suları geliyor. Öğrencilerin tamamına yakını bu tür gıdaları tercih ediyor. Ailelerin, çocuklarına sağlıklı gıdalar tüketmeleri yönündeki baskılarının da bir işe yaramadığı ifade edildi.
Bu nedenle hükümet bir adım daha atarak, satılan tüm yiyecek ve içeceklerin kalori yönü ile sınırlanmasına karar verdi. Buna göre ilk ve ortaokullarda satılan herhangi bir ambalajlı içecek 180 kalori, liselerde 200 kaloriden fazla enerji içeremeyecek.
Yaygın olarak tüketilen enerji ya da sporcu içecekleri sadece spor salonlarının kantinlerinde satılacak. ABD de enerji içeceklerinin çoğu spor yapmak amacı ile değil keyif amaçlı olarak içiliyor.
Yapılan tahminlere göre ortalama ömrün 80 yıl civarında olduğu ABD de ebeveynlerinden daha kısa ömürlü olacak bir nesil yetişiyor. Şişmanlığın çocuklar arasında büyük bir hızla yayılması, diyabet, yüksek tansiyon, eklem rahatsızlıkları, kalp-damar hastalıkları gibi kronik (uzun süreli) hastalıkların ortaya çıkma yaşının hızla küçülmesini beraberinde getiriyor.
Bu tür uzun süreli ve tam olarak tedavi edilemeyen hastalıkların yeni yetişen neslin ömründe 5 ila 10 yıllık bir kısalmaya neden olabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, çocukları sağlıklı yiyeceklere alıştırmak için okul öncesi dönemin iyi değerlendirilmesi gerektiğini bildiriyorlar.
Çocukların okul döneminde yeme alışkanlıklarını değiştirmekte büyük zorluk çektikleri, daha doğru bir ifade ile değiştirmek istemedikleri de bilgiler arasında. ABD nin pekçok bölgesinde çocukların okul çağına kadar bazı sebze ve meyveleri hiç yemedikleri ya da isimlerini tam olarak bilmedikleri de ilginç bilgilerden bir tanesi...

Suçiçeği virüsüne karşı tedbir alınabilir mi?


Uzmanlar uyarıyor; "Bebeklere 12. aylarında uygulanması önerilen su çiçeği aşısının, etkin koruma sağlanması için 4–6 yaş arasında ikinci kez tekrar edilmesi gerekiyor."

Uzmanlar uyarıyor; "Bebeklere 12. aylarında uygulanması önerilen su çiçeği aşısının, etkin koruma sağlanması için 4–6 yaş arasında ikinci kez tekrar edilmesi gerekiyor."
Kış mevsimi sonunda ve ilkbahar aylarının başında 1-10 yaş arası çocuklarda görülmekle birlikte, 1-5 yaş arası kreş ve anaokula giden çocuklarda sıklıkla rastlanan suçiçeği, genellikle hafif seyreden bir hastalık.
Ancak, halk arasında sıradan bir çocuk hastalığı olarak bilinse de, suçiçeğine bağlı olarak ortaya çıkabilen ciddi tehlikeler de mevcut. Üstelik bu tehlikeler yaş ile doğru orantılı olarak artıyor. Son derece bulaşıcı olan suçiçeğinin yol açtığı komplikasyonlar sonucu; ağır zatürre, beyin enfeksiyonu (ensefalit ve menenjit), solunum yolu ve merkezi sinir sisteminde sorunlar, karaciğer iltihabı yanı sıra deride oluşan lezyonlardan dolayı ağır deri, kas ve iç organ hastalıkları ortaya çıkabiliyor.
Hastalığın beyin tutulumunun özellikle 5 yaş altı çocuklarda ve 20 yaş üzerindeki kişilerde daha sık olduğu biliniyor.
Kolayca Bulaşıyor
Kapalı ortamlarda virüsü taşıyan birisi ile beraber olmak, virüsü taşıyan kişinin eşyalarını kullanmak veya dokunduğu yere dokunmak hastalığın damlacık yolu ile kolayca bulaşmasını sağlıyor.
Halk arasında “koridor hastalığı” diye de nitelendirilen suçiçeği, ismine yakışır şekilde bulaşır: uzun bir koridorun ucunda oturan hasta, koridorun diğer ucunda oturan kişiye kolaylıkla bulaştırabilir.
Suçiçeği virüsü taşıyan bir kişi ile aynı anda bir ortamda çok kısa süre dahi bulunsa hastalığı kapma riski yüzde 96 oranındadır.
Bu nedenle uzmanlar, hastalığı geçirmek yerine korunma yollarına önem verilmesi konusunda uyarırken, suçiçeğinden korunmanın en etkili ve tek yolunun aşılanma olduğunu vurguluyor.
Son derece ağır komplikasyonlara neden olabilecek bu hastalığa karşı en etkin koruma için ise, çocuklara 12. ayında uygulanması önerilen suçiçeği aşısının, 4–6 yaşlarında mutlaka tekrar edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Büyükler İçin de Suçiçeği Riski Söz Konusu
Hastalığın kolay bulaşımı nedeniyle çoğunlukla çocuk yaşlarda görülmesine rağmen büyükler de virüsü alma tehlikesi altında.
Yetişkinlerde görülen suçiçeği hastalığı bir çocuğun geçirdiğinden daha ağır geçiriliyor. Hamilelerde düşük riski, sigara içenlerde ise zatürre gibi hastalıklara neden oluyor.
Virüs Vücuttan Tamamen Atılamıyor
Suçiçeğinin diğer önemli bir özelliği ise hastalık geçtikten sonra virüsün vücuttan tamamen atılamaması, sinir uçlarında saklanması. Zamanla vücudun yaşadığı stresler, yorgunluklar, bağışıklık sistemi ile direkt bağlantılı ilaçların kullanımı gibi tetikleyici faktörlerin bağışıklık sistemini zayıflatması sonrası, virüs vücutta sinirler boyunca ilerleyerek deriye ulaşıp halk arasında “Zona” olarak da bilinen hastalığa neden olur.
Suçiçeği aşılamasının zona görülme sıklığını azalttığını gösteren bazı bilimsel çalışmalar mevcuttur.
Aşı ile İlgili Bilgiler...
Suçiçeği aşısı hastalığa karşı yüzde 85 oranında koruma sağlıyor. Ağır hastalığa karşı ise bu oran yüzde 95 üzerinde seyrediyor. Virüs ile temastan itibaren 3 gün içerisinde aşı yapıldığı taktirde hastalığın ortaya çıkması yüzde 90 oranında engellenebiliyor.
Kişi hastalığa yakalanmasa bile sonraki dönemlerde koruma etkisini devam ettiriyor. Aşının seyrek olarak ortaya çıkan yan etkileri ise; aşı uygulanan yerde kızarıklık, sertlik ve şişlik olarak belirtiliyor. Nadiren de olsa çocuklarda ateş, başağrısı, kırgınlık, bulantı ve kusma görülebiliyor.
Hastalık Nasıl Ortaya Çıkıyor?
Varisella – zoster virüsünün neden olduğu suçiçeği, virüsü aldıktan 14–21 gün sonra, yüksek ateş, deride kızarıklıklar ve döküntülerle ortaya çıkıyor. Kısa sürede içi su dolu kabarcıklar şeklini alan döküntüler, 7 ila 10 gün arasında kabuklanıyor.
Bu dönemde başka bir mikrop ile birleşerek iltahaplanma olmazsa kabuklar iz bırakmadan kendiliğinden dökülüyor. Solunum yolu ile bulaşmanın süresi döküntü başlamadan önceki 2 gün ve döküntüler başladıktan sonraki 5 gün olarak belirtiliyor, temas yolu ile bulaşma ise bütün döküntüler kabuklanıncaya kadar devam ediyor.
Nelere Dikkat Etmek Gerekiyor?
Günümüzde çok etkili olmamakla birlikte suçiçeği tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar bulunsa da, bu ilaçlar ağır seyreden vakalarda kullanılamıyor. Önemli uyarıların başında; hastalığı taşıyan kişinin hiçbir şekilde asetilsalisilik asit kullanmaması ve derideki döküntülere, krem vb. gibi malzemelerin uygulanmaması geliyor.