Bebeklerde astım ve zatürre ile karıştırılabilen, hırıltı ve tedaviye yanıt vermeyen öksürük şikayetleri kistik fibrozise işaret edebilir.
Ülkemizde her 3 bin bebekten birinde görülen kistik fibrozis; büyüme geriliğinden hayati kayıplara kadar pek çok olumsuz tabloya neden olabilir. Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Fazilet Karakoç, kistik fibrozis ve tedavisi hakkında bilgi verdi.
Tarama testleri önemli
Kistik fibrozis, akciğer, pankreas, bağırsak, ter bezleri dış salgı bezlerinde görülen bir hastalıktır. Yeterince kilo alamayan, diğer çocuklardan daha sık ve ağır solunum yolu enfeksiyonları geçiren çocuklarda araştırılması gereken bir hastalıktır. Özellikle anne baba arasında akraba evliliği olan ve kardeş ölüm öyküsü olan çocuklarda kistik fibrozis hastalığı için tarama testlerinin yapılması uygun olacaktır. Bebekler doğduğunda daha hastaneden çıkmadan bazı doğumsal hastalıkların taranması için topuk kanı alınmaktadır. Bebek için yapılan kistik fibrozis tarama testinin pozitif çıkması durumunda endişelenilmemelidir; çünkü bu sadece bir tarama testidir ve testin pozitif olması çocuğun kistik fibrozis olduğu anlamına gelmemektedir. Tarama programı iki aşamalı olarak yapılmaktadır. İlk tarama testinde pozitif sonuç saptanan bebekler ikinci bir kan örneği alınması için tekrar çağrılmaktadır. İkinci kan örneğinin de pozitif çıkması durumunda da bu kez kistik fibrozis hastalığı açısından farklı bazı testlerin yapılması gerekmektedir.
Kistik fibrozisli hastalardaki en önemli bulgular solunum sistemi ile ilgilidir. Hastalar yenidoğan döneminden itibaren tekrarlayan ve tedavilere cevap vermeyen öksürük, hırıltı, zatürre ya da astım benzeri bulgular ile başvurabilir.
Astım ve zatürre ile karıştırılması tanıyı güçleştiriyor
Başlangıçta öksürük, balgam, hırıltı, tekrarlayan zatürre, büyüme gelişme geriliği gibi aslında çocukluk çağında sık rastlanan bazı bulgular ile ortaya çıkabilmektedir. Bu belirtiler aynı zamanda astım, zatürre, bronşit gibi hastalıklarla karıştırılabildiğinden dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile kistik fibrozisli hastalara ilk önce astım, bronşit, zatürre gibi tanılar konulabilmektedir. Bu durum da gerçek tanı ve tedavinin alınmasında gecikmelere yol açmaktadır.
Bebeğim büyümüyor diyorsanız
Kistik fibrozisli hastaların vücudundaki tüm salgı bezlerindeki salgılar koyudur. Bu nedenle tıkaçlar oluşur ve çeşitli şikayetlere yol açar. Hastaların yaklaşık % 85’i aldıkları besinleri enzim yetersizliği nedeni ile yeterince sindiremezler. Bu hastalarda çok miktarda yağlı pis kokulu dışkılama ortaya çıkar ve büyüme gelişme geriliği oluşur. Kistik fibrozisli hastaların %10’unda doğumda dışkılamanın gecikmesi ya da olmaması ile ortaya çıkan bağırsak tıkanıklığı (mekonyum ileusu) ortaya çıkar. Bazı yenidoğan bebeklerde uzamış sarılık da ortaya çıkabilmektedir.
Terindeki tuz hastalık habercisi
Bu hastaların teri diğer çocuklardan daha tuzlu olmaktadır. Sıcak havalarda bazen çocuğun yüzünde ya da vücudunda tuz kristalleri görülebilir. Terdeki tuz miktarının ölçülmesi ile tanı konulabilmektedir. Eğer tuz miktarı normal değerin üzerinde ise kistik fibrozis tanısı konulur. Bazı durumlarda ter testi düzeyi sınırda çıkabilir. Böyle bir durumda da testin tekrar edilmesi ya da daha detaylı genetik testlerin yapılması gerekebilir.
Solunum fizyoterapisi gerekebilir
Bu hastalıkta şikayetler en çok solunum sistemi ile ilgili olduğu için solunum tedavileri önemlidir. Hastaların nefes borularındaki koyu yapışkan balgamın temizlenebilmesi için solunum fizyoterapisi uygulanmalıdır. Yapışkan balgamın daha kolay çıkarılması için balgamı daha az yapışkan hale getiren ve nefes yolu ile kullanılan bazı ilaç tedavileri de yapılabilmektedir.
Bebeğinizin iyi beslenmesi ve vitamin alması gerekiyor
Kistik fibrozisli hastalarda enfeksiyonların erken ve etkili bir şekilde tedavisi sağlanmalıdır. Özellikle öksürük ve balgamın arttığı dönemlerde ağızdan ya da damar yolundan antibiyotikler verilebilir. Kistik fibrozisli hastalar da, her hastalıkta olduğu gibi beslenmesine dikkat etmelidir. Özellikle enzim yetersizliği nedeni ile büyüme ve gelişme geriliği olan hastaların iyi beslenmesi, enzim ve gerekli vitamin desteklerini alması gerekir.
Kistik fibrozis bu yıl itibari ile dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de yenidoğan tarama programına alınmıştır. Bu sayede hayati kayıpların önüne geçilmesi planlanmaktadır. Hastanın yaşam kalitesini, süresini uzatabilecek ilaçların geliştirilmesine ve hastalığın kesin tedavisini sağlayacak “Gen Tedavisi”ne yönelik çalışmalar devam etmektedir
Tüm Hastalıklarla ilgili temel ön bilgiler bulabileceğiniz burda
Bebeğiniz sık sık öksürüyorsa dikkat
Etiketler: bebeklerde öksürük
Kaş dökülmesinde ve ekilmesinde yeni yöntem
Kaşlar yüz estetiğini oluşturan ve bu bütünlüğü sağlayan temel çizgilerinden biridir. Duygularımızı ifade ederken ondan yararlanırız
Fakat zamanla hormonal problemler, travmalar, yanıklar, enfeksiyonlar, sistematik hastalıklar, genetik sebepler veya cilt hastalıkları gibi çeşitli sebeplerden dolayı kaşlarda seyrelmeler veya tamamen kayıplar görülmektedir.
Günümüzde dış görünüşüne önem veren birçok kadın ve erkek kaş dökülmelerine ve bölgesel kaş kayıplarına karşı kaş ekimi yaptırmaktadır.
Neden Kaş Ektiririz ?
Güzel gözükmek, güzel bakmak, kaşlarımız seyrek ise dolgun ve belirgin görünmesini sağlamak, yara veya yanık izi varsa kapatmak için kaş ektiririz. Bazen yanlış kaş alımı, yanlış kalıcı makyaj uygulamaları yüz ifademizi bozar, bu nedenlerden dolayı da kaş ektirebiliriz.Güzel bakışlara sahip olmak en doğal hakkımız işte bu yüzden kaş ekimi yaparak kendimizi daha iyi hissedebiliriz.Bazı bayanlar her sabah ellerinde kaş kalemi ile makyajlarını tamamlamak zorunda kalırlar yada geçici kaş kalemi kullanarak günü kurtarırlar, peki ya denize girersek ya da terlersek!!! Eyvah hemen bir ayna bulup kalemi tazelemeliyim endişesi yaşarlar.Bu eziyetlerin hepsine sadece iki saatinizi ayırarak son verebilirsiniz.
Kaş ekimi yaptırmadan önce nelere dikkat etmeliyiz ?
“ Estetikle ilgili yapacağımız tüm uygulamalarda temel amacımız daha güzel görünmek ve kendimizi mutlu hissetmektir.’’ Yanlış uygulamalar sonucu üzülebiliriz. Kaş ekimi ya da kaş nakli profesyonellik ve tecrübe gerektiren bir uygulamadır. Yüzümüzün anlamını kaşlarımız belir. Kaş ekiminin şeklini belirlemede; yüz yapınız , saç ve kaş renginiz, yaşınız oldukça önemlidir. Milimetrik hesaplarla kaş ekmekte fayda vardır” dedi.
Doğal kaş ekmek, doğal açı vermekle alakalıdır, ortalama 25 derece açıyla ekim yapılmalıdır. Kaş ekimi yapacak kurumun ve uzmanın lütfen önceden yapmış olduğu çalışmaları görünüz, mümkünse eski hastaları ile irtibata geçiniz. Hastane ortamında, plastik cerrah ve hemşireler eşliğinde kaş ekimi yaptırmalısınız.
Kaş ekimi nasıl yapılır?
Saç Ekim ve Estetik Koordinatörü Safiye Kurt; kaş naklinin kaş kaybı sorununu ortadan kaldırdığını ifade ederek bu yöntemi şöyle anlattı: Yüz şekliniz, ten renginiz, kaş renginiz kas dizayniniz yapilirken dikkate alinmasi gereken önemli unsurlardan biridir, ayrıca şakak, burun, alın mesafeleriniz ölçülür, yüz ifadenize göre bir çizim yapılır.Sizde kendi kararlarınızı ve istediğiniz modeli belirterek güzel bir iş birliği yapabilirsiniz.Karar verilen şekil fotoğraflanıp operasyona başlanır.
Kaş ekiminde nakledilecek kökler ensenizdeki saçlarınızdan, koltuk altı kıllarınızdan alınır. Alınacak greftlerin (köklerin) bölgesi lokal anestezi ile uyuşturulur. Ortalama 1-2 dk hafif bir acı hissedersiniz. 20-30 dk içerisinde greftleriniz(kökleriniz )alınmış olur. Sonra kaşınızın ekim yapılacak bölgesi yine lokal anestezi ile uyuşturulur ve köklerin implantasyonunu sağlayan 0.6mm çapında kanallar açılır.Kanal açma işlemi ortalama 30 dk sürer. Ardından 1 saat kaş ekimi yada kök nakli sürer. Bu aşamalar ortalama 2 saatte bitecektir. Seçtiğiniz ekip işinde uzman ise minimum acı, sıfır risk,maksimum memnuniyetle evinize dönersiniz.
Etiketler: kaş dökülmesi, kaş ekilmesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)